Üye Girişi
 
Şifremi Unuttum
İlk Basın Açıklaması

Değerli Basın Mensupları;

10 Aralık İnsan Hakları Gününde, Merkezi Ankara’da olan Tıp Hukuku Derneğimizin Kuruluş başvurusunu yapmış olmaktan kıvanç duyuyoruz.

Tıp ve hukuk insanlık tarihi kadar eski iki kadim uzmanlık alanıdır. Her ikisi de başta yaşam olmak üzere insanın sahip olduğu değerleri korumayı amaçlar.

Tıp, insanın bedensel, ruhsal ve sosyal sağlığını koruyup geliştirmeye ve ortaya çıkan hastalık veya kısıtlılıkların giderilmesine çalışır.

Hukuk ise toplum içinde yaşayan insanın ilişkilerini düzenler, vazgeçilmez gereksinimlerini güvence altına alır ve adaleti temin eder.

Günümüzde tıbbi uygulamalar nitelik ve nicelik olarak artmış ve yaygınlaşmıştır. Tıbbi cihaz ve bilgisayar teknolojileri tıp mesleğini sadece bir bilim ve sanat olmanın ötesine taşımıştır. Buna paralel olarak tıbbi hata ve komplikasyon vakaları alabildiğine yaygınlık kazanmıştır. Bireylerde hak arama duyarlılığı ve bilinci artmış ve hak kullanma alışkanlığı gelişmiştir. Genetik ve kök hücre tedavileri, klonlama gibi uygulamalarla tıp, insan türünün geleceğini değiştirebilecek güce ulaşır hale gelmiştir. Bu süreçte hem hasta ve hasta yakınlarının hem de başta hekimler olmak üzere tüm sağlık çalışanları ve sağlık kurumlarının haklarının bilinmesi, korunması ve savunulması, eskiye göre çok daha önem kazanmıştır.

İşte Tıp Hukuku Derneği, tıp ve hukuk mesleği mensuplarının birlikteliği ve güç birliğine dayanarak bu işlevi üstlenmeye gönüllü bir sivil organizasyondur.

Bugün her beş ölümden birinde hekim hatası bulunduğu ileri sürülmektedir. Öte yandan hekimler, günde 90-100 hastaya bakmak; gece nöbet tutup ertesi gün de çalışmak, sistem hatalarının günah keçisi olmak, üstelik de son zamanlarda hasta yakınlarının fiziki ve psikolojik baskısı altında görev yapmak durumunda kalmaktadırlar.

Hak savunuculuğunu meslek edinenlerle tıp mesleğini icra edenleri bir araya getiren Tıp Hukuku Derneği, hasta haklarının korunmasına çaba gösterilirken hekim ve sağlık çalışanı haklarını da göz ardı etmeyecektir. Sağlık hizmetinin tüm tarafları ve elemanlarının hak ve menfaatlerinin de takipçisi olacaktır.

Ülkemizde henüz bağımsız bir bilim disiplini haline gelememiş olan Tıp Hukuku, aslında disiplinler arası, belki disiplinler üstü bir inceleme alanıdır. Tıp Hukuku, öncelikle tıp ve hukuk mesleği mensuplarının işbirliğini gerektirdiği gibi; tıp ve hukukun kendi alt branşlarının hatta bazı sosyal bilim dallarının da katkı ve katılımını gerekli kılmaktadır.

Ülkemizde sağlık hizmeti sunucuları gibi sağlıkla ilgili hukuki uyuşmazlıkları çözmekle görevli uygulamacı hukukçular da maalesef tıp hukuku konusunda yeterli bilgi ve donanıma sahip gözükmemektedirler. Ne Tıp Fakültelerinde, ne Hukuk Fakültelerinde tıp hukuku dersi verilmemektedir. Derneğimizin hedeflerinden birisi de, tıp hukukunun bağımsız bir disiplin olarak gelişmesine katkıda bulunmak ve meslek mensupları ile birlikte kamuoyunu aydınlatmak, eğitmek ve bilgilendirmektir.

Bu alanda çalışmak isteyen, söyleyecek sözü olan herkesle Tıp Hukuku Derneğinin çatısı altında buluşmayı umuyoruz.

Derneğimizin amacı ve çalışma konularını gösteren Tüzüğümüzün 2 ve 3. maddelerini ekte bilgilerinize sunuyoruz.

Tıp Hukuku anında her türlü sorularınızı yanıtlamak ve gereksinim duyduğumuz konularda danışmanlık almak üzere her zaman bize başvurabilirsiniz.

Katkı ve katılımlarınız için teşekkür ediyoruz.

10.12.2007 – ANKARA