Üye Girişi
 
Şifremi Unuttum

 13. Hukuk Dairesi 2017/6327 E. , 2019/4438 K.

"İçtihat Metni"
......
 
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı
davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı
olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı Asil ... geldi. Karşı
taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanın sözlü
açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde
olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
 
Davacılar, 06.12.1998 tarihinde ... Bakanlığı'na ait hastanede meydana gelen hekim hatası sonucu
muris .......vefatı nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararlarının tazmini için davalı avukata
vekaletname verildiğini, ancak ... Bakanlığı'na süresi içinde dava açılmamış olması nedeniyle ilgili
kurumdan tazminat bedelini tahsil olanağına sahip olmadıklarını, davalı avukatın kusurlu olarak idare
aleyhinde dava açma süresini kaçırması nedeniyle vuku bulan ölüm ile maddi ve manevi çöküntü içinde
bulunup iyice mağdur olduklarını, davalının vekalet görevini gereği gibi ifa etmediğini ve bu sebeple
zarara uğramış olduklarını ileri sürerek, 217.828,09 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini
istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, vekalet ilişkisinden kaynaklı tazminat talebine ilişkin olup, davacı, davalının yanlış yargı
yolunda dava açması nedeniyle dava dışı ... Bakanlığı'na karşı dava açma haklarını yitirdiklerini iddia
ederek uğradıkları zararın tazminini istemişler, davalı ise süresinde verdiği cevap dilekçesiyle Avukatlık
Kanunu 40. maddesi gereği 1 yıllık zamanaşımının dolduğunu, kendisine vekalet verildiği tarihte zaten
idareye karşı başvuru süresinin geçmiş olduğunu, davacıların tam yargı davası açma hakkına sahip
olmadığını, borcu tahsil edemediğine dair bir aciz belgesi olmadığını doğmuş bir zararın var olmadığını
ve ayrıca dava açmak için gerekli harç ve masraflarında karşılanmadığını savunmuştur. Mahkemece,
gerekçeli kararda davalının yapılan tebligata rağmen cevap vermediği, aksi yönde her hangi bir
savunma yapmadığı ve delilde bildirmediği belirtilerek, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın
kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa ki, davalı, taraf teşkilinin sağlanması yönünden yapılan bozma
kararı sonrası dava dilekçesini 12.11.2015 de tebliğ almış, cevap dilekçesi ve delil listesini de
26.11.2015 tarihinde mahkemeye ibraz etmiştir. Mahkemece, bu dilekçeler dikkate alınmamıştır. O
halde, davalının süresinde ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesi ve delil listesi de dikkate alınarak,
savunmalar üzerinde de durulmak suretiyle değerlendirme yapılıp hasıl olacak sonuca göre bir karar
verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanlış değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve
yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına
gerek görülmemiştir.
19/12/2019 13:51 Yargıtay Bilgi İşlem Merkezi Müdürlüğü Tarafından Oluşturulmuştur. Sayfa 1
 
YARGITAY BAŞKANLIĞI
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2. bentte
açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin
alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren ... gün
içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.